67- SEÇİM, YİNE SEÇİM
- saybars06
- 18 Oca 2023
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 Kas 2023
Kesin bir tercih yapabilmiş olsaydım sorun yoktu. Bu önümüzdeki seçimden öncekilerde böyle bir derdim olmadı, şimdi var. Kararlı değilim. Sırayla hepsini bir silkeleyip elde ne kalacak bakiim. Fizik çok önemli. Sıradan bir büro bile eleman ararken ille de ''prezantabl'' olmasını şart koşuyor. Ben de ülkeyi temsil eden kişide aynı niteliği ararım doğrusu. O, ekranlarda salınırken gururlanmak isterim. Bu açıdan bakınca TİP'in tipi hoşuma gider, O'nu tercih ederim, genç, yakışıklı ve dinamik...Ancak şimdilik arkası yeterince kalabalık değil. Seçmen kitlesi ve kadroları için zamana ihtiyaç var. Bir dahaki seçime...Şimdilik cepte. Ailece, bir asırdır CHP'liyiz ancak son zamanda sadece prim yapmak için icat çıkarıp, ''helalleşmek'' konusunu (Ne kadar gereksiz, insan kabahati, kusuru, hatası yokken ne diye helalleşmeye kalkar?! Etraftakiler çamur atmak için fırsat kollarken) ve hiç bir sorun yaşanmadığı halde başkanın ufak hesaplar uğruna, durup dururken, olmuş bitmiş baş örtüsü konusunu gündeme getirmesi beni soğuttu. Sn. Kılıçdaroğlu, ''namus-u mücessem'' bir şahsiyettir ve bu bizim en çok ihtiyacımız olan ama artık az bulunan bir haslettir, dolayısıyla kendisi de az bulunanlardandır...Ancak konuşmalarında artık diliyle hep sağa, sağa kaçıyor, patinaj yapıyor. O, artık beni temsil edemez. Bana vadettiği çizgiyi korumadı. Benim yapım icabı yolumu değiştirmem gerekiyor. Üstelik, benim için daha da kabul edilemez olanı, kendisiyle bebe yaşta evlilik faciası, dehşeti, ahlaksızlığı, imansızlığı ile ilgili konuşulurken, olayla ve olayın sorumluları hakkında, olan bitenle ilgili kullandığı hafifleştirilmiş ifadeler...İnanamadım ama, ''Haksızlık'' diyor, ''adaletsizlik'' diyor. Bu kadarcık mı?... Fanatik bir tavırla ''ille de bu'' diye direnmeyeceğim. Kendime saygım kalmaz. İlkeli olmak şart. Omurgalılardanım... (Aman ha! bazıları gibi ''ana omurga'' falan demeyelim omurganın anası, babası olmaz.) Temel Karamollaoğlu ve Gültekin Uysal' ı sempatik buluyorum ancak siyasi kenarları, köşeleri hakkında isabetli ve yeterli teşhisler koyacak kanaatim yok.Yeterince ilgilenmemişim...Görüşlerim isabetli olsa bile yüzeysel kalabilir. Meral Akşener için hiç bir olumsuz düşüncem olmadı... Pek tanımadıklarımla ilgili bazı kıymetli bilgileri kitaplarda bulabiliyorum. Güvenilir insanların elinden çıkmış, belgesel niteliği taşıyan çok değerli eserler var. Aynı dönemi yaşamış olduğum halde hakkında bir hüküm veremediğim insanlardan A. Davutoğlu'yla ilgili bir kanaatim oluşmamışken, ne diyeceğimi bilemezken, okuduğum Osmanlı hakkındaki belgesel mahiyetindeki bir kitap yardımcı oldu, bana yol gösterdi. (Kitabın 258. sayfasından) ....'' Hükümetin desteğindeki bazı vakıf yurtlarındaki tecavüzlerin ortaya çıkması üzerine doğan tepkiyi göğüslemek için hemen AKP'li milletvekilleri, bakanlar, hatta dönemin başbakanı Davutoğlu bu vakfı savunan açıklamalar yaptılar.'' diyor. Teşekkürler... Benim için bu bilgi yeterli. Doğal olarak bu kapıdan da boş dönüyoruz. Bu zihniyetle yan yana bile duramayız, değil görüş birliği içinde olmak!..Şimdi gidelim son seçeneğin çizdiği profile. Suretten yola çıkıyorsun. Bakıyorsun, temiz bir ifade. Yolumuz aynı yol değil, hiç ümit yok ama ''Acaba?'' diyerek duraklıyorsun. Sonra ''O'nun da yolu bizim yolumuz olamaz,, gerçeği ile yüzyüze geldiğin konuşmasını hatırlıyorsun. Yine bazı vakıflardaki olaylar gündeme oturmuş ve kapatılmaları konuşuluyor.. Zat-ı muhterem diyor ki: Hepsini kapatmasak olmaz mı? Canııım, yazık, kıyamadı... Sıkılmasa, ''bari birazı kalsa'' diye yalvaracaktı... Ama mağdurlara kıyıyorsun! Sen de benden uzak dur. İki cihan bir araya gelse, seninle de olamaz...Üstelik O'nun bir de küreği kısa bi şairi var, toz konduramıyor. Al senin olsun! O'nunla ilgili görüşlerim de zaman içinde, saygı duyduğum, güvendiğim yazar çizerlerin kanaatleriyle pekişmiştir... Kaldım mı ortada? Oyumu da ziyan etmeye kıyamadım. Başkan sağa kayadursun ben kutup yıldızımı buldum. Ekranda ilk gördüğümden beri aile efradından biri gibi, kardeş gibi, evlat gibi yakınlık ve sempati duyduğum Özgür Özel'in peşinden gideceğim artık...O neredeyse, ben orada kalacağım. Çok sempatik, çok enerjik, çok iyi bir hatip. Sıkılmadan ve kopmadan dinlediğim tek siyasi... ''Gideceği yönü bilmeyen gemiye hiç bir rüzgarın faydası olmaz.'' Ben artık yolumu, yönümü biliyorum. O yöne gitmek için bir sebebim var. Anlaşıldığı gibi yolum yine CHP'ye çıktı. Şimdi soru şu: Omurgayı n'apcaz? Gayet basit; Omurga her şeyden kıymetli, onu eğip bükmeyecek, bekleyeceğim. Bir dahaki bahara. Sıra başka adaylara gelince, elbet... Hoşcakalın.
Comments