top of page
Ara

77 - KABUSUMUZ BİTTİ, BİN YAŞASIN SAYIN KARAASLAN

  • saybars06
  • 3 Oca
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 8 Mar

O sebeple, bu sebeple, ne sebeple olduysa oldu, yanlıştan dönüldü. Kalamış Marina' nın işletme ihalesi sahibine döndü. Tam 60 yıl önce, 1964'te, Ankara'dan evlilik nedeniyle gelerek, orta yerine ayak bastığım, adına şarkılar yazılmış, insanların huzuru bağrında bulduğu Kalamış'ın Marina' sının işletme ihalesi liyakate bırakıldı... Sebep olan herkes var olsun. Bizim bayramımız oldu. Kalamış'ta, Fenerbahçe'de oturan hemen her aileden bir çocuk, bizim gibi bazen iki çocuk, o sularda, Kalamış koyunda, Fenerbahçe burnunda, yüzme, yelken vs gibi bir spor dalıyla uğraşmış, aralarından madalyalı sporcular çıkmıştır... Bu bölgede bulunan Fenerbahçe, Galatasaray, Kalamış Yelken, İstanbul Yelken Kulüplerinin varlığının da ülke sporuna katkısı çok büyük olmuştur. Keşke ülkenin deniz sporları tarlası olarak bu kurulu düzen muhafaza edilip geliştirilseydi, görün bizden daha ne başarılı gençler çıkardı... Ben emekli bir öğretmenim. O gün, akşamüstü, aniden sürüncemede olan maaş zammının açıklanacağı duyuruldu. Tatmin edici bir miktar olmayacağı malum ise de bir kulağımın yarısı orada. Derken, arada haber sunumu yapıldı ve Sn. Vahit Karaaslan'ın ne olduğunu açıklamadığı bir sebeple çekildiği ve Koç ailesinin Kalamış Marina'nın işletme akdi için imzaya davet edildiği duyuruldu.. Kim dinler maaş zammını, artık onun önemi, değeri kalmadı... Bu haberi meraklısına müjdelemek için telefon trafiği başlattım. Önce oğlumu aradım onun nasıl mutlu olacağını bildiğim için elim ayağıma dolaştı, heyecan ve telaşla aktardım. O da delikanlılığını o sularda yelkenci olarak yaşamıştı... Denizcilik sektöründe, Tuzla'da çalışıyor, işten dönüş yolundaydı, inanamadı. O' nu böyle sevindirdiğim için çok mutlu oldum... Sanki başka hiç bir şeyin bugün için bir önemi kalmadı. Bu mutluluk bize yetti. Zira adeta yastaydık, umutsuzca, bir dönüş mucizesi ihtimalini beklemedeydik. Mucize gerçekleşti... Her konuda, her zaman '' liyakat'' i savunuyoruz, istiyoruz ya; burada da en isabetli tercih, bu bir asırdır TC'nın geçmişinde, sanayisinde, cemiyet hayatında, ama her şeyin zirvesinde var olan saygın ailedir. Vizyonları, her alandaki tecrübeleri, denizciliğe hep yakın olmaları, , görgü ve bilgileriyle yine en iyi şekilde onlar sürdürecektir. Zaten 40 yıldır bu sorumluluğu yüz akıyla taşımaktaydılar. Kalamış'taki huzurda onların da payı vardır. Vatana, millete, herkese hayırlı, uğurlu olsun... Marina işletmesinin el değiştirmesine ilişkin korkumuzun, üzüntümüzün sebebi, imara ilişkin konseptin, diğer marinalardaki gibi basmakalıp alışveriş merkezileri, hele de binenin de binmeyenin de pişman olduğu, binenlerin yaban hayvanları gibi vahşi çığlıklar atarak çevrede gürültü kirliliği yarattığı (sıkça da istifra ederek tamamladıkları) nezahatten uzak görüntülere şahit olduğumuz, pazaryeri kargaşası, curcuna ortamı yaşatan , ve eğlence anlayışımız icabı vaz geçilemez olan luna parkların da yeni Kalamış'ta şaşmaz biçimde yerini alacağı endişesi, kuşkusuydu.... Yeni proje tasarlanırken Kalamış'ın şarkılarda anılan huzuru ve kalitesinin korunmasına öncelik verilmesini umarım, dilerim. Zira artık o değerlerden çok az kaldı..Neredeyse tükendi, bitti... Başka bir Kalamış'ımız da olmayacak, bu son... Kalamış'ta ikamet edenler Sayın Rahmi Koç'u sıkça görmüşlerdir. Buralarda çok vakit geçirdiğini sanırım. Marina'da bunca güzelliğin yanında, kendilerine ait, isim yapmış, kaliteli gıda işletmeleri de olduğundan Kalamış'la bir gönül bağı, ayrı bir aidiyet duygusu varmış gibi gelir bana. Olmayacak gibi de değil ki! Kalamış bir dünya güzeli, üstelik huzur veren bir dünya güzeli... Hem güzel olacak, üstüne bir de huzur verecek, Nerede o bolluk ?! Üç senedir, kentsel dönüşüm sebebiyle KOY' u artık başka bir açıdan görür olduk. Marina' da, kuğu gibi zarif siluetiyle ailenin motor- yat' ı bağlıdır. Ara sıra bakardım, yok. Yeni ihale ile el değiştirme söz konusu olduğunda, tekneyi görmemek panikletirdi beni, sanırdım ki ayrıldılar, bizi bırakıp gittiler, artık olmayacaklar. Sonra bakardım, dönmüş gelmiş, içim rahatlardı. O tekne -benim için adeta- gücün, güvenin, huzurun, istikrarın sembolüdür, garantisidir... Varlığına alışılmış bir kere... Sanırım ihtiyaçlarına göre deniz ulaşımı için taksi gibi kullanıyorlar... Tanrı uzun ömürler, sağlıklar versin, daima var olsunlar. Onların varlığı bizim hayatımıza dokunacak yanıyla kalitedir ve her şeyden kıymetlidir... Hoşcakalın

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
79 -İNSANI İNSAN YAPAN DETAYLAR

TÜSİAD Başkanı ve TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı ifade vermek için mahkemeye getirilmişler. Sanki bitmeyi bilmeyen ...

 
 
 

Comentarios


©2020, sibelius tarafından kurulmuştur.

bottom of page