73 - DUA EDİN DE KEDİLER SİZE KÖTÜ BİR OYUN ETMESİN
- saybars06
- 24 Tem 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 29 Tem 2024
Köpekleri severim, karakterlerini sevdiğimden ötürü... Kediler?! Bana uymaz. Nankör derler, bencil derler, bağımsızlığına düşkün derler, (Haa bir de hırsız derler. Bu en kötüsü, her şeyin üstüne bir de yüz kızartıcı suç) Bütün bunlar sahibinin işine yarayan niteliklerdir. Hayvan için olduğu kadar insan için de geçerlidir. Diyelim evleneceksiniz, karşınıza böyle bir karakter çıkarsa hemen vaz geçin derim. Bunlar hayatı paylaşırken hiç tat veren haller değildir. Bunun mazereti olmaz ve şahsen ben anlayış gösteremem .Bencillik ha?..O karakter bence yalnız ve kendi için yaşasın, kimseyi yakmasın. . Kediye dönelim. Hayatım boyunca kedi ile ilgili hiç güzel bir şey duymadım , yaşamadım. Bendeki CV'si berbattır.. Anneciğim' den duyduğum ilk ''iten olay'' şöyle: Annemin bir kedisi var, adı Nermin. 3-5 yavrusu oluyor . O gün okul dönüşü bakıyor, kedinin ağzı burnu kan içinde. Yemiş mendebur. Tabii evden gidiyor... Bu hikaye bana yetmiştir. Size yetmedi mi? Devam edelim... Heybeliada'da oturuyoruz, eşim Dz teğmen. Maaş yeterli değil, Ankara' dan takviye olmasa açık veriyoruz . Eşim öğle tatilinde yemeğe gelmiş, o gün haşlama tavuk ve pilav var. Ama ne tavuk! Missss gibi evi saran kokusu anlatılır gibi değil. Zamane bilmez, bilmeyecek. Akşam yemeklerine hep daha çok özen gösteririz ya, ben de tavuğun gerisi, kolu, kanadı, ikinci sınıf hangi uzuvları varsa öğle yemeğine ayırmışım, bayılarak yedik... Sonrasında kocaman, şişman butlarını akşam ziyafeti için bir porselen tabağa koyup tezgahtaki iki gözlü aygaz ocağı üstündeki alüminyum tencerenin içine oturtup kapağını kapattım. Aklımca eşimle akşam yemeğinde keyif yapacağız... Emniyete aldığım inancıyla, kızımı arabasına oturtup Çamlık'a gezdirmeye çıktım. Dönerken geldiğimizi hissetti, evin kapısının küçük camından fırladığını gördüm, kaçtı. Tencerenin kapağını açtığımda korktuğuma uğradım, beyaz porselen tabağın kenarında sadece yapışmış tüyleri vardı, iğrençti...O an gırtlağını sıkmak için neler vermezdim! Yani o'ndan nefret etmeyeyim de neyleyeyim. Akşam için hayalini kurduğumuz yemeği o yedi, mutfağımdaki her şeyi kirletti, mundar etti. Allah' ın cezası hırsızlıkta o kadar mahir ki; patisi ile tencerenin kapağını oynatmadan hepsini çekmiş. Uzman hırsız. Eltim, sevgili Müberra'cığım ( kendisini ne yazık ki erken kaybettik, sevgiyle, özlemle anıyorum, nurlar içinde olsun diyorum) kedileri çok severdi, annesi, kardeşleri, apt. komşuları da... Bir gün komşular oturuyor, şımartılmış kedileri de etraflarında. Bir komşu, apt. birisine ait kediyi kucağına alıyor, oynuyor, seviyor, yere bırakır bırakmaz kıskançlık krizine girmiş olan kendi kedisi, kucağına fırladığı gibi tırnağını kaşının üstüne, alnına takıyor, boydan boya yırtıyor(sahibinin) .Hastanede tam sekiz dikiş atılıyor. Kadının alın kemiği meydana çıkmış, o boyutta yani. Bir köpek asla böyle bişey yapmaz. Bir kedi asla bir köpek olamaz. Kumaşı yetmez, hatta uymaz...Bir şey daha yazayım ötesi kalsın... 15-20 sene önce gazetede okumuştum. (Belli ki aileden gelen bir mal varlığı olan) Yalnız ve yaşlı bir kadın, Üsküdar'da 3 katlı bir konakta 30-40 kedisiyle yaşıyorken vefat ediyor. Artık kediler ne kadar sabır, saygı ve irade gösterdi velinimetlerine onu bilemem. Azıcık beklemişlerdir umarım. Sonra hep beraber genlerine ihanet etmeyerek gazetelere düştüklerinde karmaşık duygularla okuduk. Gerçekten tiksinti verici... Bir de Müberra'cığımın annesi derdi ki; ''Kediler sirke döker, (Kedi pirelidir ya anladığım kadarıyla o pirelerin yumurtası) bak şimdi kalksın camın üstünde (ortadaki cam masa üstünde yatıyor.) bembeyaz görürsün''. Görmeyeyim, ben çok iğrenirim. O zaman oturup kalktığı her yerde o sirkelerden var. Sevenlerine mübarek olsun. Kedi kısmıyla benim hiç işim olmaz. Ama onun hepimizle bir işi olabilir. Aman dikkat, görüldü ki; bu, sorumlu birilerinin boyunu aşıyor, ucu size bize dokunabilir... Hoşcakalın
Comments